10 Ekim 2022 Pazartesi

BDSM Temalı Şarkılar

Herkese merhaba,

Bir çoğunuzun belki de hiç yabancı olmadığı temelinde, sözlerinde klibinde bir yerinde BDSM notaları olan bir kaç şarkıyı sıraladım. Keyifli dinlemeler.

21 Temmuz 2022 Perşembe

Ben de Sizden Çok Var

Bir gün bir sohbet esnasında şu cümleyi kurmuştum:

- Ben insanlardan besleniyorum.

Sanırım beni ben yapan en önemli unsurlardan birisi bu. Yaşadığım binlerce iyi kötü hayat deneyimlerin yanında bir de aslında kendim yaşamadan insanları anlayabilmek, onları yargılamadan, kalıplara sokmadan, cinsiyet, yönelim, din gibi pencerelerden bakmadan sadece duygulara odaklanarak onları anlayabilmek.

İşte bu nedenle "Ben de sizden çok var"

----

Bazen sakin kafayla oturup düşündüğümde, vay be ne çok şey yaşadın be, diyorum kendi kendime, öte yandan ne çok şey daha yaşayabilirim!

Sizi dinledikçe siz oluyorum.

Asla bir olamaz ancak bir acın varsa acını içimde hissedebiliyorum.

Ya da partnerinin, kocanın, eşinin, karının, hayatındaki mutsuzluğunun (BDSM ile ilgili kısımlarını) nedenini anlayabiliyorum. 

Çünkü dinliyorum.

İçimde sizlerden çok duygu var.

----

İnsanlar sevdikleri için taviz verirler. Genellikle verilen tavizler büyüdükçe, kişiye karşı duyarsızlık artar. Bu asla bende olmaz mesela. Çünkü verilen tavizi "görüyorum", değer veriyorum.

Daha basit anlatmaya çalışayım. Siz bir yerde çalışıyorsunuz, hayatınızın 10-12 saatini o işyerine satıyorsunuz. Karşılığında ne alıyorsunuz, para. Şimdi düşünün ne size karşılığında hiçbir şey vermeden sizi 10-12 saat rehin alabilir. Ben size cevabı vereyim "Sevgi"

Bir de hiç tanımadığınız bir insanın sadece fikirlerinden yararlanıp ona gösterilen saygı ve hürmet var. Ara ara eposta ile tellonym ile ulaşıp x yıldır takip ettiğinizi ve ne öğrendiysem sizden öğrendim demeniz var.

İçimde sizlerden çok saygı ve sevgi var.

----

İyi de, şimdiye kadar burası bir BDSM blogu bana ne senin empatilerinden, bana ne senin kendini övmelerinden diye düşünmediyseniz tam bu nokta müdahale noktası.

Bu yazıyı yazmamın temel amacı, BDSM ilişkisinin hangi tarafında olursanız olun, karşınızdakine saygı duymanız gerektiğini tekrar hatırlatmak. 

Bu durum genellikle dominant tarafın itaatkar tarafa karşı saygısızlığı olarak cereyan etmekte. Evet ilişkinin dinamiğine göre itaatkar taraf saygıyı "belirli şartlar altında" göstermek zorunda olabilen "bir aciz" olabilir. Ancak bu ona saygı duymayacağınız anlamına da gelmez. 

----

Kadın dominant ya da erkek dominant farketmeksizin düştükleri temel yanlış "güç zehirlenmesidir"

Sizi dinlememiş, anlamamış, sizin ona vermeyi düşündüğünüz ya da verdiğiniz yetkiyi gelişigüzel kullanarak yani güçten zehirlenerek size beklemediğiniz kadar kötü bir deneyim yaşatabilirler.

Yani sizi dinleyip sizden parçalara değer veren insanları hayatınızdan çıkarmayın. Onlara en azından hakettiği saygıyı gösterin. İçinde SİZDEN ÇOK olan kişi ile olun.

Sevgiler,

M.

Dominantların Aftercare İhtiyacı Var Mi?

Şefkat (aftercare) bence BDSM'nin en temel taşı. Bununla ilgili görüşlerimi daha önce şu yazıda paylaşmıştım: 

Not: Dominant olarak çoğu yazımda dom/sub ilişkilerini irdeliyorum. Ancak bu yazıda daha çok TOP (dom-master-rigger vb) ve BOTTOM (sub-slave-rope bunny vb) olarak genelleyeceğim. 

Genellikle aftercare denince akla BOTTOM karakterler gelir. Peki aftercare sadece itaatkarlara (ya da genellemek gerekirse tüm BOTTOM karakterlere) uygulanması gereken bir prosedür müdür? 

Benim görüşüm HAYIR, bence aftercare her karakterin ihtiyacı, Her arketip için önemli bir duygu durumudur. BOTTOM için şarttır, TOP için gerekli görüldüğünde es geçilmemelidir.

Aslında ben de ilk yazımda öncelikle itaatkarlara uygulanan bir prosedür olarak yazıp yazının en sonunda TOP karakterler için de uygulanabilir diye kısaca belirtmiştim. Ancak zamanla, insanlardan dinlediğim hikayelerden ve deneyimlerle TOP karakterler için de gerekliliğini görüp, bu konuda şimdiye kadar yazılmamış bir yazı yazmak istedim.

Şimdiye kadar yazılmamış bir yazı dedim ancak, öncesinde instagram hikayeler de ve twitter'da birer anket yaptım. Gelen sonuçlar %70 üzerinde evet ihtiyacı doğuyor şeklindeydi. Bu durum açıkçası beni çok sevindirdi. (Cevap verenlerin arketipleri hakkında bilgiye sahip değilim, ancak yarıdan biraz fazla BOTTOM karakterler olma ihtimalini yüksek görüyorum)

Bu blog, instagram, twitter gibi platformlarda yaptığım paylaşımlarla görünür olmam nedeniyle bana kendi ilişkilerini anlatmak isteyen, bazen yaşadığı travmadan sonra anlaşılmak isteyen (genellikle BOTTOM arketiplere sahip) kişilerden mesajlar alıyorum. Eğer yaşadıkları Ds, Sm ilişkiler travmatik ve/ve ya toksik ise yaşadıktan sonra ne yaşadım ben, neden bunları yaşadım diye kabuklarına çekilip düşündüklerinde TOP partnerlerinin kendilerini kaybettiklerini ve/ve ya sonrasında iyiden iyiye bir hiç gibi davrandıklarını anlattıklarını hatırlıyorum.

Bence bunun bir sebebi, TOP karakterin oyun sonrası kendi duygularını yönetemeyip, kendi duygularını reddetmelerinden kaynaklanıyor. (Ancak bunu genelleyemeyiz, çünkü BDSM'yi gerçek manada kendine hakim olarak yaşayabilen ve yaşatabilen kesimin çok sınırlı olduğunu düşünüyorum maalesef)

Özellikle kendilerini sadist olarak tanımlayan kesim için kendi kendime üzerinde çokça düşünüp cevaplamasının çok zor olduğunu düşündüğüm bir kaç soru var aklımda. Sizlerle de paylaşmak isterim. Düşünün;
  • Sizce bir insan sadist olduğunu nasıl kabullenir? 
  • Sizce sadist olduğunu kabullenmek mi zordur, yoksa ateist olduğunu kabullenmek mi zordur?
  • Sizce toplumda sadist olduğunu kabullenen insanlar mı daha çok tepki çeker yoksa herhangi bir dine inanmayan insanlar mı?
Böyle düşününce çok zor değil mi? Cevap vermek isteyenleri yorumlara ya da sosyal medyalarıma davet ederim.

----

Gelelim asıl mevzuya, yukarıda sizlere o duyguyu vermeye çalıştım aslında. Net ifade etmek gerekirse, TOP karakterlerin aftercare'i KABULLENİŞTİR.

BOTTOM karakterler de benzer durum vardır. En çarpıcı örnek aşağılanmaktan hoşlanmaktır. Aşağılanmadan hoşlanmayı KABUL EDEBİLEN BOTTOM karakter için yeni bir sayfa açılır hayatında.

Bizler TOP & BOTTOM karakterler olarak birbirimizin aynasıyız. Birbirimizle var olabiliyoruz. Ancak gücü devir alan kişilerin tabii ki daha oturaklı, sıfır hata ile yaklaşabilen, her ayrıntıyı düşünebilen insanlar olması gerekliliği var.

Ancak bence zaman zaman gücü devralanların da aftercare'e ihtiyacı var. Bir kaç gerçek örnekle yazıyı burada noktalayacağım.
  • TOP karakterin olması gereken en önemli özelliği kontroldür. Hem karşındakini kontrol, hem de duygularını kontrol. Canı daha fazlasını istese bile eğer rıza yoksa durabilmelidir. Büyük bir disiplin gerektirir. İşte bu disiplini gösterip durabildikten sonra hissedilen o daha fazlasını isteme duygusundan sıyrılabilmek de aftercare örneğidir. 
  • Az önce farklı biçimlerle perişan ettiğiniz BOTTOM partnerinizi, sevgilinizi, eşinizi sonrasında ben ne yaptım, ben neden böyle şeylerden zevk alıyorum düşüncesine düşen TOP karakter için bir kabulleniştir aftercare.
  • İp esareti ile hareketsiz hale getirdiğiniz, belki bunu yaparken çok zorlandığınız ve hatta BOTTOM partnerinizin subspace'e girdiği noktada kontrolü kaybetmeyip, keşke öyle bağlamasaydım, keşke o bağı biraz daha gevşek sıksaydım düşünceleriniz içinde boğuşurken oradan sıyrılabilmektir aftercare.
Sevgi ve haz ile kalın.
M.

16 Haziran 2022 Perşembe

Bir kez Ds ilişki yaşarsam geri dönüşüm olur mu?

Bana konu hakkında en çok gelen soru ve yorumlardan birkaçı şunlar:

  • Bir kere Ds ilişki yaşarsam geri dönüşüm olur mu?
  • Bir daha vanilya/romantik ilişkilerden zevk almaz mıyım?
  • Yaşadığım Ds ilişki(ler) beni çok yordu, suistimal edildim, özgüvenım kırıldı. Artık geri dönüşüm olmaz mı? 
vb…

Bana bir bir şekilde özelden ulaşabilen sizlere bu soruların yanıtını vermeye çalışıyorum zaman zaman. Tabii ki herkes aynı değil, her yaşanan bir değil. Ama bu konuda kendimce bir fikrim ve bakış açım var tabii ki.

Bu tip sorulara yanıtım net. Eğer yaşadığınız şeyler bunları yaşamadan önceye göre sizi daha mutlu, daha çok haz sahibi, daha başka birisi yaptıysa, kendime özgüvenim geldi diyorsanız, daha önce hiç olmadığınız şekilde ruhsal ve cinsel hazlar yaşattıysa, hiç olmadığınız yoğunlukta orgazmlar yaşadıysanız, geri dönüş bence çok zor.

-mış gibi yapmak bir seçenek ama sonuç genellikle hüsran oluyor.

Şimdiye kadar bunları gerçek ve düzgünbir partnerle yaşayıp sonrasında yeter ben bırakıyorum diyeni ne duydum, ne okudum.

Size tavsiyelerim:

  • Kendi gerçeklerinizle yüzleşin. Özellikle itaatkar ruhu olanlar, kendinizden utanmayı bırakın. Bu özellikler sizi siz yapan özelikler. 
  • Kendinizle barışın, varsa eski kötü tecrübelerinize sünger çekin ve beyaz bir sayfa açmaya çalışın. 
  • Hatalarınızdan ders alıp bir daha yapmamaya odaklanın. 
  • Kendinize partner seçerken kişinin size fiziken hitap etmesi yanında önceki Ds ilişkilerini aynı küfeye koyarak değerlendirin.
Zaman içerisinde benim ve benimle olanların da benzer git gelleri tabii ki oldu. İçimden gelen hisleri de şu şiirde dile getirdiğimi düşünüyorum. 

Buradan okuyabilirsiniz:

Şairin Kaleminden İtaatkarın Yüreğinden

adı sanı belli değil yaşadığımız şehrin
dini imanı belli değil
insanlar mutlu mu mutsuz mu
kuşların kanatları beyaz mı siyah mı
hatta o şehrin haritada yeri de belli değil

bu bulanıklığın içinde tek bir şey var
besbelli !
o şehre giderken
hatta yola çıkmayı düşünürken
o şehirde uyanmayı düşlerken
mutluyum

ve bu mutluluğa mukavemet edememem...
edemedikçe kaybolmam o şehrin sokaklarında...
kayboldukça içimin yanması...
yandıkça hoşuma gitmesi...
daha kuytularda kaybolmak istemem...

yani anlayacağınız
gidemedikçe dönememem artıyor
tamamlandıkça yarım kalıyorum
bu şiir gibi...

M.